"brokering" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla taraf arasında anlaşma, sözleşme veya müzakere yapılmasına aracı olmak, genellikle ücret veya kazanç karşılığında yapılan işlemdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş, finans, emlak veya uluslararası alanlarda kullanılır. Bir kişiyi değil, yapılan işi ifade eder: 'anlaşma aracılığı', 'barış görüşmesi aracılığı' gibi.
Examples
He is brokering an agreement between two companies.
O, iki şirket arasında bir **aracılık** yapıyor.
The agency specializes in brokering real estate deals.
Ajans, emlak işlemlerinde **aracılık** konusunda uzmandır.
She made a career out of brokering important negotiations.
O, önemli müzakerelerde **aracılık** yaparak kariyer yaptı.
After months of brokering, the two sides finally reached a deal.
Aylarca süren **aracılık** sonrası iki taraf sonunda anlaşmaya vardı.
They’re brokering peace talks in the region.
Onlar bölgede barış görüşmelerinde **arabuluculuk** yapıyorlar.
Good brokering requires trust from both parties.
İyi bir **aracılık** için iki tarafın da güveni gerekir.