아무 단어나 입력하세요!

"bring down" in Turkish

devirmekdüşürmekmoralini bozmak

Definition

Bir şeyi ya da birini aşağıya düşürmek, bir seviyeyi ya da miktarı azaltmak veya otoritedeki birini yenmek.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek anlamda (bir şeyi fiziksel olarak düşürmek), hem de mecazi anlamda (fiyat düşürmek, hükümet devirmek, moral bozmak) kullanılır. Yaygın ifadeler: 'bring down the price', 'bring down the government'.

Examples

The police tried to bring down the dangerous man.

Polis tehlikeli adamı **devirmeye** çalıştı.

The company wants to bring down prices this year.

Şirket bu yıl fiyatları **düşürmek** istiyor.

The protestors hope to bring down the government.

Protestocular hükümeti **devirmek** istiyor.

Bad news can really bring down your mood.

Kötü haberler gerçekten modunu **düşürebilir**.

We need to bring down our energy use to save money.

Para tasarrufu için enerji kullanımını **düşürmemiz** gerekiyor.

Her comment really brought down the whole team.

Yorumu tüm ekibin moralini gerçekten **bozdu**.