"bound up with" in Turkish
Definition
Bir şey başka bir şeyle yakından ilişkili ve birbirini etkiliyorsa veya birine bağlıysa kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok soyut kavramların bağlantısı için, akademik veya resmi konuşma/yazıda kullanılır. 'bound up with history' gibi kalıplarda geçer. 'tied up with' ifadesiyle karıştırmayın.
Examples
Our happiness is often bound up with the people around us.
Mutluluğumuz çoğu zaman çevremizdeki insanlarla **yakından ilişkili**dir.
His problems are bound up with his job.
Onun sorunları işiyle **yakından ilişkili**.
Their culture is bound up with tradition.
Kültürleri geleneklerle **yakından ilişkili**dir.
My identity is closely bound up with my hometown.
Kimliğim memleketimle **yakından ilişkili**.
Environmental issues are deeply bound up with economic growth.
Çevresel sorunlar ekonomik büyümeyle **yakından ilişkili**dir.
All her memories of school are bound up with her best friend.
Okulla ilgili tüm anıları en yakın arkadaşıyla **yakından ilişkili**.