"boiling point" in Turkish
Definition
Bir sıvının gaz haline geçtiği sıcaklık. Aynı zamanda, birinin öfkesinin veya stresinin en yüksek noktası için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bilimsel olarak sıvılar için, mecazi olarak ise öfke veya stresin doruk noktası için kullanılır. 'Kaynama noktasına ulaşmak' çok sinirlenmek anlamındadır. Suyla ilgiliyse 'suyun kaynama noktası' denir.
Examples
Water reaches its boiling point at 100°C.
Su 100°C'de **kaynama noktasına** ulaşır.
The scientist observed the boiling point of different liquids.
Bilim insanı farklı sıvıların **kaynama noktalarını** gözlemledi.
Milk can burn if it goes past its boiling point.
Süt, **kaynama noktasını** geçerse yanabilir.
After so many arguments, their relationship finally reached a boiling point.
Bu kadar tartışmadan sonra ilişkileri sonunda **kaynama noktasına** ulaştı.
Her patience is at the boiling point—one more mistake and she’ll lose it.
Onun sabrı artık **kaynama noktasında**—bir hata daha olursa patlayacak.
I was at my boiling point after waiting for hours in traffic.
Saatlerce trafikte bekledikten sonra **kaynama noktasına** ulaştım.