"argue down" in Turkish
Definition
Bir tartışmada daha güçlü argümanlarla birini alt etmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayri resmi kullanılır; tartışmada karşı tarafı çürütmek için, sadece karşı çıkmak değil. Pazarlıkta da kullanılır ('argue down the price').
Examples
He managed to argue down his opponent in the debate.
O, münazarada rakibini **tartışmada alt etti**.
She tried to argue down the price at the market.
Pazarda fiyatı **düşürmeye çalıştı**.
It’s hard to argue down someone who knows all the facts.
Tüm gerçekleri bilen birini **tartışmada alt etmek** zordur.
No matter what I said, I couldn’t argue down my boss in the meeting.
Ne söylersem söyleyeyim, toplantıda patronumu **tartışmada alt edemedim**.
I tried to argue down his wild ideas, but he wouldn't listen.
Onun uçuk fikirlerini **çürütmeye çalıştım** ama dinlemedi.
You’ll never argue down someone who refuses to change their mind.
Fikrini değiştirmeyen birini asla **alt edemezsin**.