"throw dust in your eyes" بـTurkish
التعريف
Birini kandırmak veya gerçeği gizleyip dikkatini başka yöne çekmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Oldukça resmi bir deyim olup yazılı ve resmi konuşmalarda kullanılır. Gündelik konuşmada yaygın değildir. Bilerek kandırmak anlamı taşır.
أمثلة
He tried to throw dust in your eyes by hiding the real reason for his decision.
Gerçek karar sebebini saklayarak **gözlerine toz atmaya** çalıştı.
Advertisements often throw dust in your eyes to sell more products.
Reklamlar daha çok ürün satmak için sıkça **gözlere toz atar**.
Don’t let them throw dust in your eyes with false promises.
Sahte vaatlerle sana **gözlerine toz atmalarına** izin verme.
Politicians sometimes throw dust in your eyes with fancy speeches but do little in reality.
Siyasetçiler bazen güzel konuşmalarla **gözlere toz atar**, ama gerçekte pek bir şey yapmazlar.
All those big promises were just to throw dust in your eyes.
O büyük vaatlerin hepsi sadece **gözlere toz atmak** içindi.
If I were you, I wouldn’t let him throw dust in your eyes so easily.
Senin yerinde olsam bu kadar kolay **gözlerine toz atmasına** izin vermezdim.