"on the clock" بـTurkish
التعريف
Resmî çalışma saatlerinde, iş başında olduğunuzda veya maaş aldığınız zamanda kullanılır. Ayrıca işin süresinin ölçüldüğü durumlar için de söylenir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çalışma ortamında (genellikle gayriresmi) sık kullanılır. 'Mesai saatinde' izin verilen veya yasak olan durumlarda kullanılır. Performansın ölçüldüğü iş ya da sporda da geçerlidir.
أمثلة
He cannot take personal calls while he's on the clock.
O, mesai saatinde kişisel aramalar yapamaz.
Are you still on the clock or did you finish your shift?
Hâlâ mesai saatinde misin yoksa vardiyan bitti mi?
Employees must wear uniforms when on the clock.
Çalışanlar mesai saatinde üniforma giymelidir.
I'm not supposed to eat snacks while I'm on the clock.
Mesai saatindeyken atıştırmalık yememem gerekiyor.
You can't just leave; you're still on the clock.
Sadece gidemezsin; hâlâ mesai saatindesin.
We have to get this done fast—we're on the clock.
Bunu hızlıca bitirmeliyiz—şu anda mesai saatindeyiz.