"nonnative" بـTurkish
التعريف
Bir yere ait olmayan, orada doğmamış veya kökeni başka bir yerden olan kişi, bitki veya hayvanı ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Akademik veya resmi konularda, özellikle "nonnative species" veya "nonnative speaker" gibi ifadelerde kullanılır. Genelde isimlerden önce gelir. 'foreign' ile tam aynı değildir.
أمثلة
Many students in this class are nonnative speakers of English.
Bu sınıftaki birçok öğrenci **yerli olmayan** İngilizce konuşur.
A nonnative plant can sometimes harm local species.
**Yerli olmayan** bir bitki bazen yerel türlere zarar verebilir.
He studies nonnative animals in the river.
O, nehirde **yerli dışı** hayvanları inceliyor.
I’m a nonnative English speaker, so sometimes I mix up words.
Ben **yerli olmayan** bir İngilizce konuşanım, bu yüzden bazen kelimeleri karıştırıyorum.
Those fish are nonnative and now they’re everywhere in the lake.
Bu balıklar **yerli olmayan** ve şimdi gölde her yerde varlar.
As a nonnative resident, she sometimes misses the traditions of her home country.
Bir **yerli olmayan** sakin olarak, bazen memleketinin geleneklerini özlüyor.