"in good conscience" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi doğru olduğuna inanarak, vicdanınız rahat şekilde yapmak anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle etik veya ahlaki olarak yanlış olduğunu düşündüğünüz bir şeyi reddederken kullanılır; profesyonel ortamlarda yaygındır.
أمثلة
I can't, in good conscience, tell you to lie.
**Vicdanen**, sana yalan söylemeni tavsiye edemem.
She refused, in good conscience, to take the money.
O, **vicdanen** parayı almayı reddetti.
In good conscience, I had to tell the truth.
**Vicdanen** gerçeği söylemek zorundaydım.
How can you, in good conscience, ignore what happened?
Sen nasıl **vicdanen** olanları görmezden gelebilirsin?
No one, in good conscience, could defend that decision.
**Vicdanen** kimse o kararı savunamaz.
I couldn't, in good conscience, keep the lost wallet.
**Vicdanen**, kaybolan cüzdanı kendime saklayamazdım.