اكتب أي كلمة!

"in a stupor" بـTurkish

şaşkınlık halindekendinden geçmiş şekilde

التعريف

Birisi şaşkınlık halinde ise; o kadar şok olmuş, yorgun, sarhoş veya etkilenmiş olur ki, düzgün düşünemez veya konuşamaz, hareketleri yavaşlar ya da çevresinin farkında olmaz.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Çoğunlukla yazılı, betimleyici İngilizcede kullanılır. Güçlü bir duygusal şok, alkol veya aşırı yorgunluktan sonrasında uygundur. Sadece hafif dalgınlık için değil, ağır bilinç bulanıklığı ifade eder.

أمثلة

He sat in a stupor after getting terrible news.

O, kötü haberi aldıktan sonra **şaşkınlık halinde** oturdu.

The man wandered in a stupor down the street.

Adam **şaşkınlık halinde** sokakta dolaşıyordu.

After the surgery, she was in a stupor for hours.

Ameliyattan sonra saatlerce **şaşkınlık halinde** kaldı.

I was so tired I walked home in a stupor and barely remember it.

O kadar yorgundum ki eve **şaşkınlık halinde** yürüdüm ve neredeyse hatırlamıyorum.

After drinking so much, he stumbled out of the bar in a stupor.

Bu kadar içtikten sonra, bardan **şaşkınlık halinde** sendeleyerek çıktı.

We just stood there in a stupor, trying to process what happened.

Orada sadece **şaşkınlık halinde** durduk, ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk.