اكتب أي كلمة!

"go with the flow" بـTurkish

akıntıya kapılmakakışına bırakmak

التعريف

Olanları değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabul edip duruma kolayca uyum sağlamak.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Samimi ve rahat konuşmalarda kullanılır; rahat bir tavır veya akışına bırakmayı önerirken sık geçer. Pasiflik anlamı taşımaz.

أمثلة

At parties, he likes to go with the flow.

Partilerde, o genellikle **akışına bırakmayı** sever.

Sometimes you just have to go with the flow and see what happens.

Bazen sadece **akışına bırakmak** zorundasın ve neler olacağını görmelisin.

If you can't change the plan, try to go with the flow.

Planı değiştiremiyorsan, **akışına bırakmayı** dene.

"I don't know what's next, so I'm just going to go with the flow."

"Ne olacağını bilmiyorum, bu yüzden sadece **akışına bırakacağım**."

On vacation, she prefers to go with the flow instead of having a strict schedule.

Tatilde, o katı bir program yerine **akıntıya kapılmayı** tercih eder.

Everyone wanted to do something different, so we just decided to go with the flow.

Herkes farklı bir şey yapmak istedi, bu yüzden biz de sadece **akışına bırakmaya** karar verdik.