"done deal" بـTurkish
التعريف
Artık değiştirilemeyecek, tamamen kesinleşmiş karar veya anlaşma. Genellikle iş dünyasında veya müzakerelerde kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Sadece kesinleşmiş iş veya anlaşmalar için kullanılır; özellikle iş dünyasında yaygındır. Gayriresmî sözler veya belirsiz durumlar için uygun değildir.
أمثلة
It's a done deal; everyone has signed the papers.
Bu artık **kesinleşmiş anlaşma**; herkes evrakları imzaladı.
Once the contract is signed, it's a done deal.
Sözleşme imzalandığında, bu **olmuş bitmiş iş** olur.
The sale is a done deal now.
Satış artık **olmuş bitmiş iş**.
Don't worry, it's a done deal—nothing can go wrong now.
Endişelenme, bu **olmuş bitmiş iş**—artık hiçbir şey ters gitmez.
By the time I heard about the job offer, it was already a done deal.
Ben iş teklifini duyduğumda, çoktan **olmuş bitmiş iş** olmuştu.
Once she accepted, it was a done deal for everyone involved.
O kabul edince, herkes için **kesinleşmiş anlaşma** oldu.