"carve up" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi, özellikle de arazi veya malı, genellikle haksız veya açgözlü bir şekilde parçalara ayırmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle gayriresmî ve olumsuz anlam taşır; siyaset, şirketler ya da miras paylaşımında haksız bölüşümlerde kullanılır.
أمثلة
The brothers decided to carve up the family property.
Kardeşler aile malını **paylaşmaya** karar verdi.
After the war, the countries wanted to carve up the region.
Savaştan sonra ülkeler bölgeyi **paylaşmak** istediler.
They planned to carve up the profits among themselves.
Onlar kârı aralarında **bölüşmeyi** planladılar.
It feels like the big companies want to carve up the whole market.
Büyük şirketler tüm pazarı **bölüşmek** istiyor gibi geliyor.
Politicians accused the leaders of trying to carve up power for themselves.
Siyasetçiler liderleri, gücü kendileri için **paylaşmakla** suçladı.
It’s wrong to just carve up the inheritance without talking to everyone.
Mirası kimseyle konuşmadan **bölüşmek** yanlış.