"bolt from the blue" بـTurkish
التعريف
Hiçbir uyarı olmadan aniden ve şok edici bir şekilde gerçekleşen olay.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Ciddi ve beklenmedik şoklar için kullanılır; günlük küçük sürprizlerde tercih edilmez.
أمثلة
The news of his resignation was a bolt from the blue.
Onun istifasının haberi tam anlamıyla **gökten düşen yıldırım** oldu.
Her decision to move abroad was a bolt from the blue for the family.
Onun yurt dışına taşınma kararı aile için tam bir **gökten düşen yıldırım** oldu.
The company’s closure came as a bolt from the blue to its employees.
Şirketin kapanışı çalışanlara tam bir **gökten düşen yıldırım** oldu.
When I got that call, it was a real bolt from the blue.
O telefonu aldığımda tam bir **gökten düşen yıldırım** gibiydi.
Losing my wallet on vacation was a bolt from the blue I didn't expect at all.
Tatilimde cüzdanımı kaybetmek tam anlamıyla bir **gökten düşen yıldırım**dı; hiç beklemiyordum.
His sudden appearance at the party was a total bolt from the blue.
Onun aniden partiye gelmesi tam bir **gökten düşen yıldırım** oldu.