"alive and kicking" بـTurkish
التعريف
Bir kişi veya şeyin zorluklardan sonra hâlâ sağlıklı, aktif ve iyi durumda olduğunu anlatmak için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu deyim günlük ve samimi ortamlarda kullanılır; genellikle 'teklemiyor', 'hala taş gibi' gibi şaşırtıcı derecede iyi durumda olmayı vurgular. Mecaz anlamda kullanın.
أمثلة
After her surgery, she's alive and kicking.
Ameliyattan sonra bile o hâlâ **sapasağlam**.
The old dog is still alive and kicking.
O yaşlı köpek hâlâ **sapasağlam**.
That tradition is alive and kicking after all these years.
Bu gelenek bunca yıldan sonra da hâlâ **sapasağlam**.
"Wow, aren't you supposed to be tired? You look alive and kicking!"
"Vay, yorulmuş olman gerekmiyor muydu? Ama **sapasağlam** görünüyorsun!"
Even after the economic crisis, the company is alive and kicking.
Ekonomik krizden sonra bile şirket hâlâ **sapasağlam**.
Rumors say he's retired, but he's actually alive and kicking.
Söylentilere göre o emekli olmuş, ama aslında hâlâ **sapasağlam**.