"tome" 的Turkish翻译
释义
Büyük, ağır ve ciddi bir kitap; genellikle bir dizinin parçasıdır ve akademik ya da başvuru için kullanılır.
用法说明(Turkish)
Genellikle resmi veya edebi bir anlatımla kullanılır, gündelik konuşmada nadirdir. Akademik, tarihsel ya da klasik kitaplar için yaygındır; bazen şaka yollu çok kalın kitaplar için de kullanılır.
例句
He borrowed a tome from the library for his research.
Araştırması için kütüphaneden bir **cilt** ödünç aldı.
This old tome contains stories from ancient Greece.
Bu eski **cilt**te Antik Yunan'dan hikâyeler var.
You need the second tome to finish the full set.
Tüm seti tamamlamak için ikinci **cilt**e ihtiyacın var.
It took me months to get through that enormous tome for my thesis.
Tezimi yazmak için o devasa **cildi** bitirmem aylar sürdü.
My dad jokes that every law book is a tome full of boring details.
Babam her hukuk kitabının sıkıcı detaylarla dolu bir **cilt** olduğunu şaka yollu söyler.
She proudly placed the freshly published tome on her shelf.
Yeni yayımlanan **cildi** gururla rafına yerleştirdi.