"spouting" 的Turkish翻译
释义
Sıvı veya başka bir şeyin kaynaktan hızla ve kuvvetle dışarı çıkması ya da birinin yüksek sesle, sürekli ve vurgulu biçimde konuşması.
用法说明(Turkish)
Genellikle su veya buhar için kullanılır; konuşmada ise abartılı, sürekli ya da gereksiz konuşmayı ima eder ve olumsuz olabilir ('spouting nonsense').
例句
Water was spouting from the broken pipe.
Kırık borudan su **fışkırıyordu**.
The whale was spouting water high into the air.
Balina suyu havaya yüksekçe **fışkırtıyordu**.
The fountain is spouting all day.
Fıskiye tüm gün **fışkırıyor**.
He kept spouting facts nobody asked for.
Kimsenin istemediği bilgileri o durmadan **saçıp söylüyordu**.
She was spouting nonsense during the meeting.
Toplantıda saçma şeyler **saçıp söylüyordu**.
Oil was spouting out of the ground like a geyser.
Yerden petrol gayzer gibi **fışkırıyordu**.