"predicate on" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyi belirli bir fikir, olgu veya koşul üzerine temellendirmek veya kurmak. Genellikle resmi veya akademik ortamlarda kullanılır.
用法说明(Turkish)
Çok resmi ve akademik bir ifadedir; genellikle 'is predicated on' şeklinde görülür. Makalelerde, araştırmalarda ve analizlerde yaygın. Günlük konuşmada kullanılmaz. 'depend on' veya 'base on' ile karıştırılabilir.
例句
The theory is predicated on careful research.
Teori **dikkatli araştırmaya dayandırılmıştır**.
Our plan is predicated on everyone arriving on time.
Planımız, herkesin zamanında gelmesine **dayanıyor**.
His argument is predicated on historical facts.
Onun argümanı tarihi gerçeklere **dayanıyor**.
Their conclusions are predicated on certain assumptions that may not hold true.
Sonuçları, doğru olmayabilecek bazı varsayımlara **dayanıyor**.
Success in this field is often predicated on hard work and perseverance.
Bu alandaki başarı genellikle sıkı çalışma ve azme **dayanır**.
The proposal’s value is predicated on its ability to solve real problems.
Teklifin değeri, gerçek sorunları çözme yeteneğine **dayalıdır**.