Nhập bất kỳ từ nào!

"arraignment" in Turkish

suçlama duruşmasıiddianame okuma

Definition

Sanık, kendisine yöneltilen suçlamaları resmi olarak duyduğu ve savunmasını yaptığı mahkeme işlemi.

Usage Notes (Turkish)

Yalnızca ceza davalarında kullanılır; genellikle 'hearing', 'plea', 'court date' terimleriyle birlikte geçer; hukuk davalarında kullanılmaz.

Examples

The judge scheduled the arraignment for next week.

Yargıç, **suçlama duruşması**nı gelecek haftaya planladı.

He pleaded not guilty at his arraignment.

O, **suçlama duruşması**nda suçsuz olduğunu iddia etti.

A lawyer can help prepare you for your arraignment.

Bir avukat, **suçlama duruşması**nıza hazırlanmanıza yardımcı olabilir.

He was nervous before his arraignment, but his lawyer calmed him down.

**Suçlama duruşması** öncesinde gergindi, ancak avukatı onu rahatlattı.

If you miss your arraignment, the court may issue a warrant for your arrest.

**Suçlama duruşması**nı kaçırırsanız mahkeme sizin için yakalama kararı çıkarabilir.

The media reported live from outside the courthouse during the celebrity's arraignment.

Medya, ünlünün **suçlama duruşması** sırasında adliye dışında canlı yayın yaptı.