Type any word!

"wrinkle up" in Turkish

kırışmakburuşturmak

Definition

Bir yüzeyde, genellikle ciltte veya kumaşta, küçük katlar veya çizgiler oluşturmak; çoğunlukla sıkmak, kaş çatmak veya kas hareketiyle olur.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayriresmi, daha çok yüz ifadeleri ('wrinkle up your face') için kullanılır. Kumaş için de kullanılabilir. Çoğunlukla fiil olarak süreci veya ani hareketi anlatır, 'wrinkle' tek başına daha geneldir.

Examples

He always wrinkles up his nose when he smells something bad.

O, kötü bir şey kokladığında hep burnunu **kırıştırır**.

The old shirt wrinkled up after being washed.

Eski gömlek yıkandıktan sonra **kırıştı**.

My eyes wrinkle up when I laugh.

Güldüğümde gözlerim **kırışıyor**.

Her face wrinkled up in confusion when she read the message.

Mesajı okurken yüzü şaşkınlıkla **kırıştı**.

"Don't wrinkle up your face like that," mom said, laughing.

"Yüzünü öyle **buruşturma**," dedi annesi gülerek.

His shirt wrinkled up in his suitcase during the long flight.

Uzun uçuş sırasında gömleği bavulda **kırıştı**.