"work up" in Turkish
Definition
Bir duyguyu, cesareti veya iştahı yavaş yavaş geliştirmek ya da çaba harcayarak bir şey hazırlamak veya oluşturmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan bir ifadedir, çoğunlukla duygular için ('work up the courage', 'work up an appetite') kullanılır. Bazen birini kızdırmak ya da tıpta incelemek anlamına da gelir.
Examples
She tried to work up the courage to speak in front of the class.
Sınıfın önünde konuşmak için gerekli **cesareti toplamaya** çalıştı.
After running, you'll work up an appetite.
Koştuktan sonra **iştahın açılır**.
He got worked up about the bad news.
Kötü habere çok **sinirlendi**.
It took me hours to work up the nerve to call her.
Onu aramak için **cesaretimi toplamam** saatler sürdü.
Don’t get worked up over the little things.
Küçük şeyler için **gerilme**.
Let’s work up a plan before we start.
Başlamadan önce bir plan **hazırlayalım**.