"watchful" in Turkish
Definition
Olası tehlike veya sorunlara karşı çevresine dikkatle bakan, tetikte olan kişi.
Usage Notes (Turkish)
'Watchful' kelimesi biraz resmi ve genellikle koruyucu ya da tedbirli bir durumu anlatır. 'Watchful eye' ifadesi yaygındır.
Examples
The security guard was very watchful at the entrance.
Güvenlik görevlisi girişte çok **dikkatli**ydi.
Be watchful when you cross the street.
Karşıdan karşıya geçerken **dikkatli** ol.
Parents should be watchful of their children at the park.
Ebeveynler, parkta çocuklarına karşı **dikkatli** olmalıdır.
She kept a watchful eye on her little brother while they played.
Oyun oynarken küçük kardeşini **dikkatli** bir gözle izledi.
Stay watchful—there are a lot of pickpockets in this area.
**Dikkatli** ol—bu bölgede çok yankesici var.
The dog was always watchful when strangers came near the house.
Evine yabancılar yaklaştığında köpek her zaman **tetikte** olurdu.