Type any word!

"warring" in Turkish

savaşan

Definition

‘Savaşan’ kelimesi, birbirleriyle savaş halinde olan gruplar, ülkeler veya insanları tanımlar. Genellikle ‘uluslar’, ‘taraflar’ veya ‘fraksiyonlar’ gibi çoğul isimlerin önünde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sıfat olarak, çoğul isimlerle birlikte (“savaşan uluslar” gibi) kullanılır. Daha çok açık, uzun süren çatışmaları anlatırken, günlük konuşmada nadir, resmi yazılarda veya tarihte sık geçer. Kişisel tartışmalar için uygun değildir; bunun için ‘arguing’ veya ‘quarreling’ tercih edilir.

Examples

The two warring countries signed a peace agreement.

İki **savaşan** ülke bir barış anlaşması imzaladı.

There were several warring tribes in the region.

Bölgede birkaç **savaşan** kabile vardı.

The leader tried to unite the warring factions.

Lider, **savaşan** fraksiyonları birleştirmeye çalıştı.

After years of being warring neighbors, they finally found common ground.

Yıllarca **savaşan** komşular olduktan sonra sonunda ortak bir zemin buldular.

It was hard to negotiate between the two warring parties.

İki **savaşan** taraf arasında müzakere yapmak zordu.

History books often describe the many warring states of the past.

Tarih kitapları genellikle geçmişteki çok sayıda **savaşan** devletten bahseder.