"varicose" in Turkish
Definition
Şişmiş, genişlemiş ve bükülmüş damarları, genellikle bacaklarda görülen bir sağlık durumu.
Usage Notes (Turkish)
'varisli' kelimesi çoğunlukla 'varisli damarlar' (varisli bacak vs.) şeklinde tıbbi konuşmalarda kullanılır; gündelik konuşmada nadirdir.
Examples
My grandmother has varicose veins in her legs.
Büyükannemin bacaklarında **varisli** damarlar var.
Doctors treat varicose veins with special procedures.
Doktorlar **varisli** damarları özel işlemlerle tedavi eder.
Swelling and pain are common symptoms of varicose veins.
Şişlik ve ağrı, **varisli** damarların yaygın belirtileridir.
Some people get varicose veins after standing for long hours at work.
Bazı insanlarda uzun süre ayakta çalıştıktan sonra **varisli** damarlar oluşur.
If varicose veins bother you, you should see a doctor.
Eğer **varisli** damarlar sizi rahatsız ediyorsa, doktora gitmelisiniz.
Compression stockings can help manage varicose veins.
Varis çorapları **varisli** damarların yönetilmesine yardımcı olabilir.