"up against the wall" in Turkish
Definition
'Köşeye sıkışmak', çıkış yolu çok az olan ve çaresiz hissettiğiniz zorlu bir durumda olmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik, samimi ortamlarda kullanılır. Maddi sıkıntı, zor kararlar ya da başka sıkıştırıcı durumlar için söylenir. Resmi yazılarda çok tercih edilmez.
Examples
After losing his job, he felt up against the wall.
İşini kaybettikten sonra kendini gerçekten **köşeye sıkışmış** hissetti.
The team was up against the wall with only five minutes left in the game.
Maçın bitimine beş dakika kala takım **köşeye sıkışmıştı**.
She found herself up against the wall when all her plans failed.
Tüm planları boşa çıkınca kendini **köşeye sıkışmış** buldu.
We're really up against the wall trying to finish this project on time.
Bu projeyi zamanında bitirmeye çalışırken gerçekten **köşeye sıkıştık**.
If the company doesn't get new investors soon, they'll be up against the wall.
Şirket yakında yeni yatırımcı bulamazsa **köşeye sıkışacak**.
I hate to admit it, but we're up against the wall and need help.
Bunu itiraf etmek istemiyorum ama gerçekten **köşeye sıkıştık** ve yardıma ihtiyacımız var.