Type any word!

"unbroken" in Turkish

kırılmamışkesintisiz

Definition

Kırılmamış, zarar görmemiş ya da kesintiye uğramamış olan; hem nesneler hem de zaman aralıkları için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle daha resmî bir kullanıma sahiptir; 'unbroken silence', 'unbroken chain' gibi ifadelerde geçer. Duygular veya insanlar için kullanılmaz.

Examples

The glass was still unbroken after it fell.

Bardak düştükten sonra hâlâ **kırılmamıştı**.

She kept an unbroken record of attendance at school.

Okuldaki katılımda **kesintisiz** bir rekor tuttu.

The silence was unbroken all morning.

Tüm sabah boyunca sessizlik **kesintisiz** sürdü.

He walked across the field in an unbroken line of footprints.

Tarlada **kesintisiz** bir ayak izi çizgisiyle yürüdü.

Their friendship has remained unbroken for over twenty years.

Dostlukları yirmi yıldan fazladır **kesintisiz** devam ediyor.

After hours of negotiation, the agreement stayed unbroken.

Saatlerce süren müzakereden sonra anlaşma **bozulmadan** kaldı.