Type any word!

"twilight zone" in Turkish

alacakaranlık bölgebelirsiz bölge

Definition

Her şeyin belirsiz, tuhaf ya da arada olduğu yer, durum veya hali anlatır. Aslen ışık ile karanlığın arasında kalan bölgeyi tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Sıklıkla mecaz anlamda, belirsiz veya garip durumlar için kullanılır; özellikle 'bir alacakaranlık bölgeye girmek' gibi ifadelerde geçer.

Examples

He felt like he was in a twilight zone after the accident.

Kazadan sonra kendini bir **alacakaranlık bölge**de gibi hissetti.

At dusk, the forest turned into a mysterious twilight zone.

Alacakaranlıkta orman gizemli bir **alacakaranlık bölge**ye dönüştü.

The deep ocean is known as the twilight zone because little light reaches there.

Derin okyanus, çok az ışık ulaştığı için **alacakaranlık bölge** olarak bilinir.

This whole conversation is starting to feel like the twilight zone.

Bu konuşmanın tamamı artık bir **alacakaranlık bölge** gibi gelmeye başladı.

After moving to the new city, she felt she was in some kind of twilight zone—nothing felt normal.

Yeni şehre taşındıktan sonra, kendini bir çeşit **alacakaranlık bölgede** gibi hissetti—hiçbir şey normal değildi.

Sometimes, waking up suddenly, it feels like you're stuck in a twilight zone between dreams and reality.

Bazen aniden uyanınca rüya ile gerçek arasındaki bir **alacakaranlık bölgede** sıkışıp kalmış gibi hissedersin.