Type any word!

"truss up" in Turkish

sıkıca bağlamak

Definition

Birini veya bir şeyi ip ya da benzeriyle sıkıca bağlamak, genellikle hareket etmesin diye. Ayrıca yemek hazırlarken bir şeyi bağlamak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bir şeyi fiziksel olarak bağlamak veya bir yemeği hazırlarken kullanılır. Resmi veya anlatı dili, özellikle tariflerde ('truss up a chicken') yaygın.

Examples

The cook trussed up the chicken before roasting it.

Aşçı, tavuğu fırınlamadan önce **sıkıca bağladı**.

They trussed up the sails to protect them from the wind.

Rüzgardan korumak için yelkenleri **sıkıca bağladılar**.

The thieves trussed up the guard before they escaped.

Hırsızlar kaçmadan önce güvenlik görevlisini **sıkıca bağladılar**.

All trussed up and nowhere to go—that's how I felt at the fancy party.

Tamamen **şık giyindim**, ama gidecek yerim yoktu—lüks partide hissettiğim tam olarak buydu.

Can you truss up the boxes so they don’t fall during the move?

Taşırken kutular düşmesin diye **sıkıca bağlar** mısın?

They found the cat all trussed up in tape—it must've gotten into trouble again!

Kediyi tamamen bantla **bağlanmış** halde buldular—kesin yine başı belaya girdi!