Type any word!

"trickle down" in Turkish

aşağıya sızmakyukarıdan aşağıya yayılmak (ekonomik anlamda)

Definition

Bir şeyin yukarıdan aşağıya yavaşça sızması veya yayılması. Ekonomide, zenginlere sağlanan faydaların zamanla diğer toplum kesimlerine ulaşacağı fikrini ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla ekonomi konuşmalarında ve 'trickle-down economics' (damlama teorisi) ifadesinde, eleştirel bir anlam taşıyabilir. Doğrudan sıvıların aşağıya inmesini de anlatır.

Examples

Rainwater will trickle down from the roof to the ground.

Yağmur suyu çatından yere doğru **aşağıya sızacak**.

Oil started to trickle down the side of the bottle.

Yağ, şişenin yan tarafından **aşağıya sızmaya** başladı.

They hope that more money for the rich will trickle down to everyone.

Onlar, zenginlere verilen daha çok paranın zamanla herkese **aşağıya sızacağını** umuyorlar.

The company promised the success would trickle down to lower-level employees.

Şirket, başarının alt düzey çalışanlara da **aşağıya sızacağını** vaat etti.

Critics say the benefits never really trickle down, staying with the wealthy.

Eleştirmenler, avantajların asla gerçekten **aşağıya sızmadığını**, zenginlerde kaldığını söylüyor.

If you wait long enough, maybe some opportunities will trickle down to you.

Yeterince beklersen, belki bazı fırsatlar da sana **aşağıya sızar**.