"threadbare" in Turkish
Definition
Kumaş veya kıyafetin çok yıpranmış, iplerinin göründüğü ya da çok eski ve kötü durumda olduğunu anlatır. Ayrıca çok kullanılmış, artık etkisiz fikir veya bahaneler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Eski püskü' daha çok kıyafet veya mobilyada, yoksulluk ve ihmal çağrıştırır. Metaforik olarak çokça kullanılan ve etkisini kaybetmiş düşünce ya da bahanelerde de yer alır. Konuşma dilinde az kullanılır, biraz daha resmidir.
Examples
He wore a threadbare jacket all winter.
Kış boyunca **eski püskü** bir ceket giydi.
The rug in the living room is threadbare now.
Oturma odasındaki halı artık **yıpranmış** durumda.
She gave me a threadbare excuse for being late.
Geç kaldığı için bana **çok kullanılmış** bir bahane sundu.
These shoes are so threadbare I can see my toes.
Bu ayakkabılar o kadar **eski püskü** ki parmaklarım görünüyor.
His threadbare sofa has been in the family for decades.
Onun **eski püskü** koltuğu onlarca yıldır ailede kalmış.
People are tired of hearing the same threadbare promises from politicians.
İnsanlar politikacılardan aynı **çok kullanılmış** vaatleri duymaktan yoruldu.