"think inside the box" in Turkish
Definition
Yalnızca geleneksel yolları ve alışılmış fikirleri takip ederek, yaratıcı veya sıradışı çözümler aramamak.
Usage Notes (Turkish)
'think outside the box' ifadesinin zıttı olarak, çoğunlukla yaratıcı düşünülmediğini göstermek için kullanılır; bazen alaycı biçimde söylenir.
Examples
Sometimes, managers want their teams to think inside the box and follow the rules.
Bazen yöneticiler ekiplerinin kurallara uyarak **alışılmış şekilde düşünmesini** ister.
If you always think inside the box, you might miss better solutions.
Eğer hep **alışılmış şekilde düşünürseniz**, daha iyi çözümleri kaçırabilirsiniz.
Schools sometimes encourage students to think inside the box when teaching basic skills.
Okullar bazen temel becerileri öğretirken öğrencileri **kalıpların içinde düşünmeye** teşvik ederler.
Don’t just think inside the box—try something unexpected for once!
Sadece **alışılmış şekilde düşünme**—bir defa da olsa beklenmedik bir şey dene!
He likes to think inside the box, so his designs look similar to everyone else’s.
O **alışılmış şekilde düşünmekten** hoşlandığı için tasarımları herkesinkine benziyor.
People often criticize politicians for only thinking inside the box and not taking risks.
İnsanlar, politikacıları yalnızca **kalıpların içinde düşündükleri** ve risk almadıkları için sık sık eleştiriyor.