"swoop" in Turkish
Definition
Özellikle yukarıdan aşağıya doğru hızla ve ani bir şekilde hareket etmek; genellikle bir şeyi yakalamak ya da saldırmak için kullanılır. Ayrıca ani ve beklenmedik şekilde gelmek ya da müdahale etmek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Sıkça yırtıcı kuşlar için kullanılır, ama bir kişinin ya da ekibin beklenmedik hareketi için de söylenebilir. 'Swoop down' veya 'in one fell swoop' ifadelerinde rastlanır.
Examples
The eagle swooped down and caught a fish.
Kartal **ani bir hareketle inip** bir balık yakaladı.
The police swooped on the criminal's house.
Polis, suçlunun evine **baskın yaptı**.
The kids swooped down the slide with joy.
Çocuklar neşeyle kaydıraktan **hızla indi**.
Opportunities like this don't just swoop in every day.
Bu tür fırsatlar her gün **birden ortaya çıkmaz**.
He likes to swoop in at the last minute and take all the credit.
O, son anda **ortaya çıkıp** tüm övgüyü almayı sever.
In one fell swoop, the company fired half its staff.
Şirket, **tek seferde** çalışanlarının yarısını işten çıkardı.