Type any word!

"swim against the tide" in Turkish

akıntıya karşı yüzmekçoğunluğa karşı çıkmak

Definition

Çoğunluğun yaptığı veya düşündüğünün tersine hareket etmek ya da düşünmek, özellikle bu zor olduğunda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Deyim olarak, kelimenin gerçek anlamında değil; farklı fikirler, alışılmadık işler veya normlara karşı çıkmak için kullanılır. Cesaret ve ısrar ima eder.

Examples

It's not easy to swim against the tide when everyone disagrees with you.

Herkes karşı çıktığında **akıntıya karşı yüzmek** kolay değildir.

He chose to swim against the tide and started his own business.

O, **akıntıya karşı yüzmek**'i seçti ve kendi işini kurdu.

Sometimes you have to swim against the tide to make a difference.

Bazen fark yaratmak için **akıntıya karşı yüzmek** gerekir.

She always swims against the tide and never follows trends just to fit in.

O her zaman **akıntıya karşı yüzer** ve sırf uyum sağlamak için trendleri takip etmez.

I admire people who swim against the tide and stand up for what they believe in.

Kendi inançları için ayağa kalkıp **akıntıya karşı yüzen** insanlara hayranım.

Even in the office, he's known for swimming against the tide when it comes to new ideas.

Ofiste bile, yeni fikirlerde **akıntıya karşı yüzmek** ile tanınır.