"subjectivity" in Turkish
Definition
Kişisel duygu, düşünce veya zevklerin, nesnel gerçeklerden ziyade bir kişinin bakış açısını etkilemesi durumu. Her bireyin kendi perspektifine göre değerlendirme yapmasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Öznellik' genellikle akademik, felsefi ve eleştirel tartışmalarda kullanılır; 'objectivity' (nesnellik) ile zıttır. Kişisel önyargı veya bakış açısını belirtir. Gündelik konuşmada yaygın değildir.
Examples
Subjectivity affects the way people see the same event.
**Öznellik**, insanların aynı olayı farklı şekilde görmesini sağlar.
News reports should try to avoid subjectivity.
Haberlerde **öznellikten** kaçınılmalıdır.
Art criticism often involves a lot of subjectivity.
Sanat eleştirisinde genellikle çok fazla **öznellik** bulunur.
There's always some subjectivity in personal opinions, no matter how hard we try to be fair.
Ne kadar adil olmaya çalışsak da, kişisel görüşlerde her zaman biraz **öznellik** vardır.
Debating art is tricky because subjectivity means everyone sees things differently.
Sanat hakkında tartışmak zordur çünkü **öznellik** herkesin farklı görünmesine neden olur.
Some judges struggle to hide their subjectivity when scoring a competition.
Bazı jüri üyeleri, yarışmayı puanlarken kendi **öznelliklerini** gizlemekte zorlanır.