"stretch your legs" in Turkish
Definition
Uzun süre oturduktan sonra, kan dolaşımını artırmak ve daha rahat hissetmek için kısa süreli yürümek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle seyahat, iş veya toplantı sırasında mola verirken kullanılır. Gerçekten egzersiz yapmak değil, sadece kısa süre yürümek anlamındadır.
Examples
Let's get off the bus and stretch your legs.
Hadi otobüsten inip **bacaklarımızı açalım**.
After two hours of studying, I needed to stretch your legs.
İki saat ders çalıştıktan sonra **bacaklarımı açmam** gerekti.
We stopped at a park to stretch your legs during our road trip.
Yolculuk sırasında, parkta durup **bacaklarımızı açtık**.
Give yourself a break and stretch your legs a bit before the next session.
Kendine bir mola ver ve bir sonraki oturumdan önce biraz **bacaklarını aç**.
I walked around the office just to stretch your legs after a long call.
Uzun bir görüşmeden sonra sadece **bacaklarımı açmak** için ofiste dolaştım.
You look stiff—why don’t you get up and stretch your legs?
Sert görünüyorsun—neden kalkıp biraz **bacaklarını açmıyorsun**?