"stick in your craw" in Turkish
Definition
Bir şeyi kabul etmek veya affetmek çok zor olduğunda ve bu durum sürekli aklında kaldığında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik, samimi ortamlarda kullanılır; resmi yazışmalar için uygun değildir. Özellikle haksızlık ya da kırgınlıklar için sıkça kullanılır.
Examples
It really sticks in my craw that he never apologized.
Onun hiç özür dilememesi hâlâ **içime dert oluyor**.
Losing the competition still sticks in her craw.
Yarışmayı kaybetmek hâlâ **içine dert olmuş** durumda.
The unfair decision sticks in their craw.
Bu adaletsiz karar hâlâ **içine dert olmuş** durumda.
The way she was treated at work really sticks in her craw.
İş yerinde ona yapılan muamele gerçekten **içine dert oldu**.
It still sticks in my craw that they took credit for my idea.
Fikrim için krediyi onların alması hâlâ **hazmedemediğim** bir durum.
That comment from last year still sticks in his craw.
Geçen seneki o yorum hâlâ onun **içine dert olmuş**.