Type any word!

"stagnant" in Turkish

durgun

Definition

Hareket etmeyen, akmayan ya da ilerlemeyen; genellikle akmayan su veya gelişmeyen durumlar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'durgun su' kötü kokuya neden olabilir. Durmuş ekonomi, kariyer veya pazar için de kullanılır. 'static' ile karıştırmayın.

Examples

The pond was filled with stagnant water.

Gölet **durgun** suyla doluydu.

A stagnant economy makes it hard to find new jobs.

**Durgun** bir ekonomi yeni iş bulmayı zorlaştırır.

The air in the room felt stagnant and heavy.

Odada hava **durgun** ve ağır hissediliyordu.

After years in the same job, he felt his career had become stagnant.

Yıllarca aynı işte kaldıktan sonra kariyerinin **durgun** hale geldiğini hissetti.

The political debate remains stagnant—no new ideas are being discussed.

Siyasi tartışma **durgun** kalıyor—yeni fikirler tartışılmıyor.

If water stays stagnant, it can attract mosquitoes and smell bad.

Su **durgun** kalırsa sivrisinekleri çekebilir ve kötü kokabilir.