"silencing" in Turkish
Definition
Birini ya da bir şeyi sessizleştirmek, konuşmasını veya düşüncesini engellemek anlamına gelir. Aynı zamanda bilgi veya görüşlerin paylaşılmasını önlemek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel olarak birini sessizleştirmek hem fikirlerin, eleştirilerin paylaşılmasını engellemek şeklinde kullanılır. Sıklıkla 'silencing dissent', 'self-silencing' gibi sözlerle karşılaşılır.
Examples
The teacher is silencing the noisy students.
Öğretmen, gürültülü öğrencileri **sessizleştiriyor**.
They are silencing the alarm so it stops ringing.
Alarm çalmasın diye **sessizleştiriyorlar**.
The silencing of voices can harm a community.
Seslerin **susturulması** bir topluluğa zarar verebilir.
Activists spoke out against the government's silencing of the media.
Aktivistler, hükümetin medyayı **susturmasına** karşı konuştu.
Sometimes, silencing your phone is the best way to focus.
Bazen, telefonu **sessizleştirmek** en iyi odaklanma yoludur.
Online silencing can make people afraid to share their thoughts.
Çevrim içi **susturma** insanları düşüncelerini paylaşmaktan korkutabilir.