"showstopper" in Turkish
Definition
Çok etkileyici olduğu için tüm ilgiyi üzerine çeken gösteri ya da nesne için kullanılır. Ayrıca tüm ilerlemeyi durduran büyük bir engel anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tiyatro, yarışma veya çok etkileyici bir nesne için kullanılır. İş hayatı ya da teknolojide ise ilerlemeyi tamamen durduran büyük sorun anlamına gelir. Küçük problemler için uygun değildir.
Examples
Her singing was the showstopper of the night.
Onun şarkısı gecenin gerçek bir **gösterinin yıldızı**ydı.
That dress is a real showstopper.
O elbise tam anlamıyla bir **gösterinin yıldızı**.
The chef's dessert was a showstopper at the event.
Şefin tatlısı etkinliğin gerçek bir **gösterinin yıldızı**ydı.
That painting was a total showstopper—everyone stopped to look at it.
O tablo tam anlamıyla bir **gösterinin yıldızı**ydı; herkes durup baktı.
The team faced a showstopper when the main server crashed during the launch.
Takım, lansmanda ana sunucu çökünce büyük bir **engel**le karşı karşıya kaldı.
When she walked in, she was a real showstopper—all eyes were on her.
O içeri girdiğinde gerçek bir **gösterinin yıldızı**ydı; herkes ona baktı.