"scolding" in Turkish
Definition
Birisi bir başkasına hata yaptığı için kızgın veya ciddi bir şekilde konuşursa buna azarlama veya fırça denir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle öğretmen, ebeveyn gibi otorite kişiler için kullanılır; 'azarlama yapmak', 'fırça yemek' deyimleri yaygındır. Samimi sohbette 'bağırmak' daha çok kullanılır.
Examples
The teacher gave him a scolding for talking in class.
Öğretmen, derste konuştuğu için ona bir **azarlama** yaptı.
After breaking the vase, Mark was afraid of his mother's scolding.
Vazoyu kırdıktan sonra Mark, annesinin **azarlamasından** korktu.
No one likes getting a scolding in front of others.
Hiç kimse başkalarının önünde **azarlama** duymaktan hoşlanmaz.
He got a serious scolding from his boss for missing the deadline.
Süresini kaçırdığı için patronundan ciddi bir **fırça** yedi.
A gentle scolding from her grandmother made her promise to be more careful next time.
Büyükanne tarafından yapılan hafif bir **azarlama**, bir dahaki sefere daha dikkatli olacağına söz verdirdi.
You could hear the scolding from the next room, that’s how loud it was!
**Azarlama** sesi, o kadar yüksekti ki, yan odadan bile duyuluyordu!