"salivate" in Turkish
Definition
Ağızda tükürük birikmesi, genellikle lezzetli bir yemek görünce olur. Ayrıca, bir şeyi çok istemek ya da heyecan duymak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Ağzı sulanmak' hem gerçek anlamda (tükürük) hem de mecaz anlamda (büyük istek, heyecan) kullanılır. Günlük dilde oldukça yaygındır.
Examples
When I smell fresh bread, I salivate.
Taze ekmek kokusunu alınca **ağzım sulanıyor**.
The dog began to salivate at the sight of food.
Köpek, yemeği görünce **ağzı sulanmaya** başladı.
People often salivate before eating something tasty.
İnsanlar lezzetli bir şey yemeden önce genellikle **ağzı sulanır**.
That commercial always makes me salivate—the food looks amazing!
O reklam beni her zaman **ağzımı sulandırıyor**—yemekler harika görünüyor!
Investors are salivating over the new tech startup.
Yatırımcılar yeni teknoloji girişimi için **ağzı sulanıyor**.
You could practically hear the audience salivating during that dessert scene in the movie.
O filmdeki tatlı sahnesinde seyircinin **ağzının sulandığını** adeta duyabiliyordun.