"run into a stone wall" in Turkish
Definition
Bir şeyi başarmaya çalışırken aniden aşılması mümkün olmayan büyük bir engelle karşılaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Gerçekten bir duvara çarpmak anlamında değil; aşılması zor, büyük engelleri anlatmak için kullanılır. Hem resmî hem gayriresmî konuşmada geçerlidir.
Examples
We ran into a stone wall when the bank refused our loan.
Banka kredimizi reddedince **duvara tosladık**.
Our project ran into a stone wall because we had no more money.
Paramız kalmayınca projemiz **duvara tosladı**.
Many people run into a stone wall when they try to change government rules.
Birçok kişi hükümet kurallarını değiştirmeye çalışırken **duvara tosluyor**.
Every time I ask my boss for a promotion, I run into a stone wall.
Her seferinde patronumdan terfi istediğimde **duvara tosluyorum**.
It feels like we ran into a stone wall with this legal issue—no one will help us.
Bu hukuki meseleyle **duvara tosladık**—kimse bize yardımcı olmuyor.
Negotiations ran into a stone wall when neither side would compromise.
Hiçbir taraf uzlaşmak istemeyince görüşmeler **duvara tosladı**.