"rotten luck" in Turkish
Definition
Beklenmedik şekilde işler kötü giderken, özellikle de haksızlık gibi hissedildiğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmalarda espri veya sempatiyle kullanılır; ciddi trajediler için uygun değildir.
Examples
He missed his flight—what rotten luck!
Uçağı kaçırdı—ne **çok kötü şans**!
We got caught in the rain again—just rotten luck.
Yine yağmura yakalandık—tam bir **talihsizlik**.
She dropped her phone in water—such rotten luck.
Telefonunu suya düşürdü—ne **kötü şans**.
Every time I try to win a prize, I get rotten luck.
Her ödül kazanmaya çalıştığımda **çok kötü şans** geliyor.
Talk about rotten luck—my car broke down on the way to the interview.
Bir de **talihsizlik** demez misin—mülakatta giderken arabam bozuldu.
After all that hard work, losing by just one point is rotten luck.
Bunca emeğin üstüne yalnızca bir puanla kaybetmek tam bir **kötü şans**.