"roll with it" in Turkish
Definition
Beklenmedik değişiklikler veya sorunlar karşısında sakin kalmak ve duruma uyum sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada kullanılır; tavsiye verirken veya bir sorunu fazla büyütmemek gerektiğinde tercih edilir. Resmi yazılarda kullanılmaz.
Examples
Plans changed, but let's just roll with it.
Planlar değişti, ama hadi **akışına bırakalım**.
Sometimes you have to roll with it when things go wrong.
Bazen işler ters giderse, sadece **olduğu gibi kabul etmen** gerekir.
If we get lost, we'll just roll with it.
Kaybolursak, sadece **akışına bırakırız**.
"You forgot your umbrella? Oh well, just roll with it and enjoy the rain!"
"Şemsiyeni unuttun mu? Olsun, **olduğu gibi kabul et** ve yağmurun tadını çıkar!"
Her computer crashed, but she decided to roll with it and work on paper.
Bilgisayarı çöktü ama **olduğu gibi kabul edip** kağıt üzerinde çalışmaya karar verdi.
Life throws curveballs, but if you roll with it, things usually work out.
Hayat beklenmedik şeyler getirir ama **akışına bırakırsan** genellikle her şey yoluna girer.