"raw deal" in Turkish
Definition
Birinin başkalarına kıyasla haksız veya kötü şekilde muamele görmesi durumu.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmîdir; başkasına yapılan haksızlık ya da adaletsizliği eleştirmek veya ona üzülmek için kullanılır. 'get a raw deal' ifadesiyle yaygındır. Hukuki sözleşmeler için kullanılmaz.
Examples
She got a raw deal at her last job.
O, son işinde gerçekten **haksız muamele** gördü.
It's a raw deal when you work hard but get no credit.
Çok çalışıp hiç takdir görmemek gerçekten **haksız muamele**.
He felt he got a raw deal from the company.
Şirketten **haksız muamele** gördüğünü düşündü.
A lot of people think they’re getting a raw deal from the government these days.
Günümüzde birçok insan hükümetten **haksız muamele** gördüğünü düşünüyor.
You really got a raw deal on that used car.
O ikinci el arabada gerçekten **haksız muamele** gördün.
After hearing his story, I agreed he was given a raw deal.
Hikayesini dinledikten sonra, ona gerçekten **haksız muamele** yapıldığını kabul ettim.