Type any word!

"put on a pedestal" in Turkish

yüceltmekputlaştırmak

Definition

Birini o kadar çok övmek ya da hayran olmak ki, onu kusursuz ya da herkesten daha önemli görmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gereksiz yere fazla övgü anlamında kullanılır, beklentiler ve hayal kırıklığına yol açabilir. 'not put someone on a pedestal' ifadesiyle geçer. İlişkiler, ünlüler veya abartılı takdirde yaygındır.

Examples

Many people put celebrities on a pedestal and forget they are just human.

Birçok insan **ünlüleri putlaştırıyor** ve onların da sadece insan olduklarını unutuyor.

He shouldn't put his boss on a pedestal; everyone makes mistakes.

Patronunu **yüceltmemeli**; herkes hata yapar.

It's not fair to put your partner on a pedestal and expect perfection.

**Partnerini putlaştırıp** mükemmellik beklemek adil değil.

I used to put my parents on a pedestal, but now I see they're just people with flaws.

Eskiden **ailemi yüceltirdim**, ama artık onların da kusurları olan insanlar olduklarını biliyorum.

Don't put your friends on a pedestal—everybody messes up sometimes.

**Arkadaşlarını putlaştırma** — herkes bazen hata yapar.

She feels uncomfortable when people put her on a pedestal just because of her success.

Sadece başarılı olduğu için insanların onu **putlaştırmasından** rahatsız oluyor.