"pull" in Turkish
Definition
Bir şeyi kendine doğru hareket ettirmek veya güç kullanarak bir şeyi çıkarmak. Aynı zamanda birini ya da ilgiyi çekmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'pull' günlük konuşmalarda sıkça geçer. 'Pull the door' kapıyı kendine çekmek, 'pull out' bir şeyi yerinden çıkarmak, 'pull through' zor bir durumdan kurtulmak. 'Push' ile karıştırılmamalı. 'Pull a trick' gibi mecaz olarak da kullanılır.
Examples
Please pull the door to open it.
Lütfen kapıyı açmak için **çekin**.
He pulled the chair closer to the table.
Sandalyeyi masaya doğru **çekti**.
Can you pull out this nail?
Bu çiviyi **çekip çıkarabilir** misin?
Don’t pull my leg—I know you’re joking!
Benimle **dalga geçme**—şaka yaptığını biliyorum!
If you pull all-nighters too often, you’ll get exhausted.
Çok sık **sabahlarsan** yorulursun.
She managed to pull through after the surgery.
Ameliyattan sonra **atlattı**.