"prudential" in Turkish
Definition
Riskleri en aza indirmek ve dikkatli hareket etmeye dair alınan tedbir veya kurallarla ilgilidir; genellikle finans ve hukuk alanında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime genellikle 'prudential regulation' gibi iş, hukuk ve finans terimlerinde kullanılır. 'Prudent' kişilere veya eylemlere yöneliktir; 'ihtiyatlı' burada kural veya politika niteliğinde.
Examples
The bank follows prudential regulations to keep money safe.
Banka, parayı güvende tutmak için **ihtiyatlı** düzenlemelere uyar.
The insurance company made a prudential decision to reduce risks.
Sigorta şirketi, riskleri azaltmak için **ihtiyatlı** bir karar aldı.
They have prudential policies for lending money.
Borç verme konusunda **ihtiyatlı** politikaları var.
We need a more prudential approach if we want to avoid future problems.
İleride sorunlardan kaçınmak için daha **ihtiyatlı** bir yaklaşım gerekli.
His prudential advice helped the company stay out of trouble during the crisis.
Kriz sırasında onun **ihtiyatlı** tavsiyesi, şirketin sorunlardan uzak durmasına yardımcı oldu.
Most prudential rules are designed to minimize risk, not to maximize profit.
Çoğu **ihtiyatlı** kural, karı maksimize etmekten çok riski azaltmak için tasarlanmıştır.