"pound for pound" in Turkish
Definition
Bir kişinin veya şeyin büyüklüğünden veya ağırlığından bağımsız olarak güç, yetenek veya değeri kıyaslamak için kullanılır. Çoğunlukla 'kendi kategorisinde en iyisi' anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok spor dallarında (boks, MMA) kullanılır. 'Pound for pound, X is the best' dediğinizde, 'kendi kilosunda/kategorisinde en iyisi' demek istersiniz. 'Per pound' (kilogram başı) ile karıştırmayın.
Examples
Pound for pound, Mike Tyson was one of the most powerful boxers.
**Kilo başına** Mike Tyson en güçlü boksörlerden biriydi.
This car is, pound for pound, the fastest on the market.
Bu araba, **kilo başına**, piyasadaki en hızlısıdır.
Pound for pound, this smartphone has the best battery life.
**Kilo başına** bu akıllı telefonun pil ömrü en iyisi.
People debate who is the best, but pound for pound it’s hard to top Serena Williams.
İnsanlar en iyinin kim olduğu konusunda tartışır ama **kilo başına** Serena Williams’ı geçmek zor.
A chihuahua isn’t scary, but pound for pound, it’s feistier than most big dogs!
Bir chihuahua korkutucu değildir ama **kilo başına** çoğu büyük köpekten daha ataktır!
Pound for pound, that old laptop is more reliable than any brand-new one I’ve used.
**Kilo başına** o eski dizüstü bilgisayarı şimdiye kadar kullandığım tüm yenilerden daha güvenilirdir.