Type any word!

"portent" in Turkish

kehanetalametişaret

Definition

Gelecekte önemli veya kötü bir şey olacağına işaret eden bir belirti ya da uyarı.

Usage Notes (Turkish)

Bu sözcükler genellikle ciddi veya edebi bağlamlarda kullanılır. Özellikle kötü ya da gizemli bir olayın olacağını bildirirken 'portent' gibi ifade edilir. 'a portent of doom' ifadesi 'felaketin alameti' anlamındadır.

Examples

The dark clouds were a portent of the coming storm.

Kara bulutlar yaklaşan fırtınanın **alameti**ydi.

Some people believe a broken mirror is a portent of bad luck.

Bazı insanlar kırık aynanın kötü şansın bir **alameti** olduğuna inanır.

The sudden silence in the forest seemed like a portent of danger.

Ormandaki ani sessizlik tehlikenin **alameti** gibi göründü.

The crack of thunder was seen by many as a portent that something terrible was about to happen.

Gök gürlemesi birçok kişi tarafından korkunç bir şeyin olacağının **alameti** olarak görüldü.

Many in town saw the mayor's resignation as a portent of political change.

Kasabadaki birçok kişi, belediye başkanının istifasını siyasi değişimin bir **alameti** olarak gördü.

She treated the owl's call at midnight as a portent, just in case.

O, gece yarısı baykuşun ötüşünü, tedbiren bir **alamet** olarak kabul etti.